Selam olsun can özüm: “Bu sabah tüm şehir sustu çığlığım tüm caddelerde tüm sokaklarda avaz avaz yankılandı” diye cümleye başlamak isterdim ama maalesef olmadı çırpındı çırpındı bir kırlangıç kanatları yüreğimi yaraladı durdu, içim acıdı, içim kanadı, dilim dişlerimi parçaladı, sustum konuşamadım anlatamadım anlatamadım can özüm. Bir fırtına koptu uçuştu tüm kuşlar, sığındım göğe, rüzgâr savurdu yere, yumruklarımı sıktım rüzgâra alt olmanın hırsıyla öfkeli öfkeli baktım göğe. Kulakları sağır eden bir ses derinden yerin altından mı, göğün üzerinden mi geldiği belli değildi. Kıyamet belki böyle bir şeydi bir yağmur boşaldı göklerden. Hücrelerime kadar ıslanmış, bu kez de yağmura yenilmiştim. Anlayacağın ben yine derdimi anlatamamıştım. Hayat denen bir sahne, ömür denen bir süre var, ben bu oyunda hep yanlış role çalışmıştım. Öyle işte can özüm ben hep seni üzdüm seni kırdım aslında. Anne rahminden bir sancıyla doğuyor da insan, ömür denen zaman kavramında tinsel doğumunun sancılarını yenile yenile, vurula vurula, eksile eksile tamamlıyor. Bu doğumu önceleri okumakla olur zannederdim, okumuş cahilleri görünce yanıldığımı anladım vazgeçtim. Hatırlar mısın? Edebiyat Fakültesinin ilk dersinde hocamın dediklerini “Şair cinnet tepeleri arasında say edendir.” demişti. Koştum kan ter içinde kala kala koştum, cinnet tepeleri arasında, olmadı yenildim eksildim. Dünyadan parçalar koptu içimden artık daha hafifim daha az kirli daha az sahte. Dost meclisleri aradım mey olmadan sarhoş olan yüzler gördüm, yüzler dedimse yanılma aldanma gerçek değillerdi. Gülüşler altında bilenmiş dişler vardı. Öfkelendim yenildim can özüm. Takdiri ilahiye razı geldim, bir derdimiz var hadi anlatalım kolları sıvayalım gülen gözler, neşeli günler görelim istedim. Çocukluğumun film isimlerinden başka anlamı olmadı can özüm.  Bu sefer yenilmedim can özüm sana geldim sar beni benimle, eksilt dünya yükünden ehlileştir. Doğur beni benimle anladım ki hayat bize sezaryen torpili değil acılara direne direne var olma hakkı veriyor. Direnelim can özüm bir derdimiz var haykıralım can özüm. Bu doğum sancılı, bu doğum zorlu. Kırdım sevdiklerimi, yüzümde tokat gibi kimi anılar kimi susuşlar. Ben sevmeyi beceremedim can özüm, yeni oyuncağından vazgeçemeyen bebeğin oyuncağını yere vurmaları gibi kırdım can özüm. Çok dolandım yoruldum, sancılara direne direne doğur beni. Karanlıktan aydınlığa aç gözlerimi. Kimse anlamadı sen anla beni can özüm. Allah’a emanet kal can özüm.

Written by Ercan Sertdemir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir