Kendime (Can özüme)

Selam olsun can özüm: “Bu sabah tüm şehir sustu çığlığım tüm caddelerde tüm sokaklarda avaz avaz yankılandı” diye cümleye başlamak isterdim ama maalesef olmadı çırpındı çırpındı bir kırlangıç kanatları yüreğimi yaraladı durdu, içim acıdı, içim kanadı, dilim dişlerimi parçaladı, sustum konuşamadım anlatamadım anlatamadım can özüm. Bir fırtına koptu uçuştu tüm kuşlar, sığındım göğe, rüzgâr savurdu… Read more »

Varlık

Bilir insan öleceğini Ne zaman öleceğini bilmese de Unutur,  unutturur zaman/mekân Bir taş üzerinde birkaç kelime Kiminde süslü cümleler, kiminde nasihatler Ruhu kirliler dahi bir Fatiha bekler…         

BİR HAL Kİ

karmakarışık kitaplık En çok gözlerini okumayı sevdim Hep bir satırda takıldı yüreğim. Yakılan son mektup Son mektuptaki son hece Sayılarla aram olmadı hiç Kaç yaş düştüm hesaptan, haberim yok Yalnız saçım, aklarım, günahlarım şahit En çok gözlerini okumayı sevdim Hep bir satırda takıldı yüreğim. Geldi müjdeci vakittir der. Çok değil bilirim birkaç güne Mağrur cesedimi… Read more »

ZAMANSIZ

Bir biçareyim Pencereler puslu, tozlu, sabahsız Kapılar tokmaksız Çalan el yüreksiz Bir biçareyim Serçenin kanadına sığınmış Serçeler kanatsız Korkmadım kıştan, ayazdan Saçımın en karasına düşen beyazdan… Bir biçareyim, ilaç faydasız Hece hece duam var, dilim mecalsiz Sermayem sevdadan sevdalar, sabahsız Bir biçareyim Aşk odunda yanan Çınarın, rüzgâra sevdalı dalında Bir biçareyim Ölmeye mahkûm Gülseydi ertelenirdi… Read more »

MUSALLA

Ruhumda şeytanlar secdede İçimde küçük bir kırlangıç Kanatları kalbimi ciğerlerimi delmekte Bir parça balçıktan yaratılan ben Bir parça balçıkla yuvasını inşa eden                                                 Kırlangıç Musallada hayaller Niyetler er kişiye söylenmekte Saflar sık sık bir bedenim                                 Bekleşmekte Ruhum ruhum ölmekte Ruhumda şeytanlar secdede

SEVGİLİM

Biz ayrı iklimlerdeydik Sevgilim Birimiz güneşe meftun Birimiz yağmura tutkun Asla yan yana gelmemeliydik Sıcaktık yaktık Yağmurduk yıktık Biz ayrı iklimlerdeydik Sevgilim Toz, toprak genzim Ellerim çatlak Çapa tutmaz yüreğim Biz bir araya gelmemeliydik Sevgilim Dertlerim ki incir çekirdeği çuval çuval İçimi kemiren kadranlar Saatleri emziren anlar Yüreğimde ezen/gezinen topuklar Ellerimde kıvrım kıvrım saçtan kelepçeler… Read more »

SADAKAT

Huzurevinden mektuplar postaladı, adam.Tozlu kitaplarının arasında rengi solmuş bir not buldu kadın.“Gitmeliyim, döneceğim…”Gözlerinin feri sönmüştü kadının.Gelen mektubu kızına okuttu, cevap yazdırdı.“Sizi burada değil, gittiğim yerde bekliyor olacağım.”

MUSA

Musa’mıydı denizi yaran.Öyle gördüler. Öyle söylediler.

SES

Saat gecenin üçü belki, bilmiyorum. İçimde bir kuyu yalnızlığı Gözlerimde mağara karanlığı Kulağımda sesimin iniltisi. Kendi sesimi tanıyamıyorum Belki ilk yalnızlığım böyle başladı Önce ben sonra sesim Öyle bir yerdeyim ki Sesimi bulamıyorum duyamıyorum çocukluğumdaki sesi Avuçlarımda derin bir sızı Hz.isanin çarmıhtaki yalnızlığı Gözlerimde Meryem bakışlı annemin gözleri Kulağımda derin uğultular Sesimi tanıyamıyorum bir ses… Read more »

Gözyaşı

Bir damla gözyaşı Omzumda bir damla kadın gözyaşı En ağır yüklerden ağır                                        Kadın gözyaşı

YENİ
  • İSRA

    Gecenin çöküşü, karanlıkların aydınlığa dönüşü Ayrılıkların ince bir çizgi gibi kaybolduğu Vakit… isra Gecenin içinde kaybolan ruh, ışıkla süzülen göz Karanlıklardaki ışığa, verilen, söz… isra Ömrün yürüdüğü, ayak izlerinde kaybolduğu Yıldızlara yemin olduğu, gün… isra  İsa mucizeler göstermiş, Musa denizi yarmış… En güzel mucizesin… isra Mucizesin yürekte, mucizeler korkutmak için Yeryüzüne inmekte, korkum kaybetmekte… isra… Read more »

  • AYNI TEKNE FARKLI ÇAMUR

    Bir ses var tanıdığım, bir göz, birkaç söz  Kalu beladan kalma… Nefesin o nefes Sesin o ses, yüzünü hatırlamasam da… Sen yağmurlu toprakların fırtınalı havanın, Gök görünmeyen ormanların çocuğu Bense suyun toprağa düşünce yandığı  Kurak kavruk şehrin, kavruk çocuğuyum Ellerim tenim çatlaklarla doludur Çoraktır hayallerimiz yeşermez  Sesimiz rüzgâra karışır uğuldar, kavruk güneşle Doğdum seçimsiz  Nasıl… Read more »

  • Aciziz İşte

    Yetim bugün kâinatın bütün çocukları Başlarını okşayacak bir peygamber eline ihtiyaçları var Açlığa dayanır susuzluğa dayanır ama sevgisizliğe asla Yetim bugün Suriye, Filistin, Türkistan ve dünya Çekileceğimiz sığınacağımız bir hirâmız yok bizim Aciziz çocuk ölümleri karşısında Dilimiz, dişimiz dudaklarımızı parçalarken aciziz işte            Geceler öfke kusuyor, zaman sûru hazırlıyor İsrafil hiç bu kadar sabırsız olmamıştı belki… Read more »

  • Gizlence

    Uzat ellerini her yer zifiri karanlık, görmez seni ay ışığı Hayal değil, düş değil Hele gerçek hiç değil, biliyorum Kıvranırken yüreğim sancılarda İki ihtimal var demişti meczup Ya doğuyorsun yeniden  Ya da can çekişiyorsun, hiç bilmeden Bilmeden istemeden doğmuştum Sırası gelmişti istemeden can çekişmenin… Uzat ellerini her yer zifiri karanlık görmez seni ay ışığı Paylaş… Read more »

  • Kırlangıç Yolu

    Belki çoktan çıkmıştık yola Yere düşen bir çınar yaprağında Cami avlusunda aşınmış bir mermer parçasında İstanbul beni dinliyor İçime damlayan Mandalina kokularında Belki çoktan çıkmıştık yola En karanlık sokaklarında Hu hulara karışan nefes Hüdayi yolunda, galip çıkmazında Ağır ağır çöküyor gece Bulutlara ağlamayı öğreten Allah Dilimde kandan sözcükler, düğüm Babaannemin dizinde hikayeler Kurşun geçirmez kefenler… Read more »

  • GÖRÜNGÜ

    GÖRÜNGÜ Şeyhî be zen-i fâhişe goftâ “mestî” Her lâhza bedâm-i yek kesî pâ-bestî Goftâ: şeyhâ her ançi gûyi hestem Emmâ tu çünan ki min(ü)mâyi hestî? [1] Ömer Hayyam Sonbahar yerini kışa bırakırken, soğuk bir kış gününün bütün ürpertisi havada hissediliyordu. Sonbahardan arta kalan bu günde, kaldırım kenarında biriken yaprakları süpüren temizlik işçilerinin koyu sohbetleri arasından sıyrılarak… Read more »

  • Uğultu

    Bir uğultu, sesler ses içinde Kaybolup gitmişim uğultu içinde Konuşurum, bağırırım Sesim sesler içinde Ordaydım fark etmediler Konuşsan anlarız dediler Konuştum uğultu dediler Herkes bir şeyler söyledi Uğultu oldular Sonunda biri anladı, bendim bilmediler…

  • BEKLEMEK

    Bölmek zamanı Birbirinden küçüldükçe artan anlara Beklemek bu zaman parçaları arasında ölmek Ruhun sıkışması her saniyenin saliseye bölünmesiyle artmakta Beklemek İsa’nın çarmıhtaki avuçlarının sıcaklığında ölmek…

  • Seviler Sokağı

    Bilinmezlikler içinde yol alırken yolum seviler sokağına düştü. Daracık sarı sıcak güneşin ısıttığı bir sokak Bir yanı karanlık kasvetli bir köşesinde gülüşenler bir yanda ağlaşanlar Tuhaf bir sokak, bir kadın tuttu ellerimden sokağın öte yanına çekti beni Bir kadın tuttu avuçlarımdan geleceğe baktı sanki kelimelerle ömrüme aktı. Geçmişimi ezber edip geleceği anlattı çizgiler kayboldu kadın… Read more »

  • İĞRELTİ

    Kesilen etlerim Kan yüzüme damlamakta Ötelerden bir çocuk ağlamakta Renkler birbirine gömülmüş Son saatler bunlar pencereden Işık süzmesi firarda Kanlar yüzüme, gözlerime damlamakta Ötelerden ötelerden bir çocuk ağlamakta…